OllivanderOllivander adı nesiller boyunca gizemli asa zanaatıyla beraber anılır olmuştur. Ollivander adının “zeytin ağacından yapılma asanın efendisi”* anlamına geldiği söylenir, bu da ilk Ollivander’ın Britanya’ya bir Akdeniz ülkesinden geldiğini düşündürür (çünkü Birleşik Krallık’ta zeytin ağacı yetişmez). Bay Ollivander ise atalarının ülkeye Romalılarla geldiğini, önce ufak bir tezgah, sonra da bir dükkan açtığını, derme çatma, güvenilmez asalar kullanan eski İngiliz büyücülere asa sattığını söyler. Bay Ollivander’ın dünyanın en iyi asa yapımcısı olduğu söylenir. Yabancı ülkelerden pek çok cadı ve büyücü kendi ülkelerinde satılan asaları tercih etmeyip onun asalarını alabilmek için Londra’ya seyahat eder. Bay Ollivander ailesinin işiyle iç içe büyümüş, bu alandaki yeteneğini çok erken yaşta göstermişti. Asırlardır kullanılagelen asa özlerini ve ahşap malzemeleri iyileştirip geliştirme hayali vardı. “İdeal asaya ulaşma” fikrine hastalık derecesinde bir kararlılıkla bağlıydı.

Bay Ollivander ailesinin dükkânını devralana dek, büyücülerin kullandığı asa özleri çok çeşitliydi. Müşteriler bu iş için ekseriyetle asa yapımcılarına, bağlılık duydukları, veya kendilerine miras kalan, veya (Fleur Delacour’un asa özünde olduğu gibi**) ailelerinin çok güvendiği sihirli bir madde getirirdi. Sadelik yanlısı Bay Ollivander ise iyi bir asanın, sevilen bir Mıncık’tan koparılan bıyıkların tutturulmasıyla (veya babasını zehirlenmeden kurtaran bir Geyikotu’nun sapıyla, veya bir cadının bir İskoçya tatilinde gördüğü Kelpi’nin yelesiyle) yapılamayacağı konusunda ısrarcıydı. Ona göre iyi asaların özünde çok güçlü bir madde olmalı, bu öz kendisi için özel olarak seçilmiş bir asa ahşabına ustalıkla iliştirilmeliydi. Elde edilen sonuç, asanın kendisini en yakın hissettiği büyücüyle eşleştirilmeliydi. Asa zanaatındaki bu devrimsel yenilik ilk başta tepkiyle karşılansa da, Ollivander yapımı asaların diğer bütün asalardan çok daha üstün olduğu hemen belli oldu. Ollivander’ın asa yapımında kullandığı ağaçların ve öz maddelerinin yerini tespit etme, bunları bir araya getirme ve ideal sahibiyle eşleştirme metotları, kendisine gıpta eden rakip asa yapımcılarından titizlikle korunan bir sırdır.

Doğum günü: 25 Eylül

Asası: Gürgen ve ejderha yüreği teli, otuz iki buçuk santim, az oranda esnek

Hogwarts binası: Ravenclaw

Özel yetenekleri: Asa zanaatı hakkındaki eşsiz bilgisi

Soyu: Büyücü baba, Muggle doğumlu anne

Ailesi: Evli, bir oğul, bir kız babası (kızı vefat etti)

Hobileri: Yok; çünkü mesleği onun en büyük tutkusu


*Çevirmenin notu: Ollivander = Olive-wand-er (“zeytin asa kullanan”)

**Çevirmenin notu: Fleur Delacour’un asa özü, gerçek bir Veela olan büyükannesinden alınmış bir saç teliydi. (Harry Potter ve Ateş Kadehi, On Sekizinci Bölüm, Asalar Tartılıyor)