J.K. Rowling’in kaleme aldığı Harry Potter Serisinin ilk kitabı 1997 yılında ilk kez yayımlandığında tamamen yani bir büyücülük dünyasına ilk adım atılmış oldu. Bu dünya, aynı serinin Harry’nin ilk kitabı takiben devam eden maceralarına dair yayımlanan diğer altı adet kitabı, sekiz adet film uyarlaması, Harry Potter ve Lanetli Çocuk adıyla devam eden macera ve bu dünyaya yeni bir gişe rekoruna imza atarak adım atan “Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar?” adlı Harry Potter’dan öncesinin anlatıldığı film serisini içine alacak şekilde genişledi. Hikâyesi, Harry doğmadan onlarca yıl önce geçen Fantastik Canavarlar, sihirli yaratıklar üzerinde çalışan bir büyücü hayvan bilimci olan Newt Scamender’ın 1926 yılında, New York’ta bir büyücü olarak kendi gözetiminden kaçan sihirli yaratıkların izlerini sürme çabaları sırasında başından geçen maceraları konu alıyor.

Fantastik Canavarlar’ın hikâyesi ayrıca büyücüler ve No-Maj’lar (Büyücü olmayan topluluk) arasındaki gergin bir dönemde geçiyor. MACUSA olarak da bilinen Amerika Birleşik Devletleri Sihirsel Kongresi, bütün varlığını Uluslararası Gizlilik Kararnamesi’ni korumaya adamıştır, çünkü bu kararnameyi ihlal etmenin Amerika’daki büyücü toplumunun güvenliğini tehlikeye atacağı düşüncesindedir. Aynı zamanda, İkinci Salemciler olarak da adlandırılan bir No-Maj grubu olan Yeni Salem Hayırseverleri Topluluğu büyücü toplumunu ortaya çıkarmaya ve bu toplumun kökünü kazımaya niyetlidir – görünen o ki bu da Başkan Seraphina Picquery’nin (Carmen Ejojo) Gizlilik Statüsü’nün korunmasına yönelik inancını haklı çıkarmaktadır.

Her nasılsa Newt’ın New York’a gelmesinden hemen önce, korkunç bir sihirli yaratık, İkinci Salemciler ve MACUSA arasındaki o hassas dengeyi tehdit ederek şehirde ve şehrin No-Maj sakinleri arasında dehşet saçmaya başlar. Bu yaratığın bir Obscurus olduğu ortaya çıkar –ki bu, sihirsel bir güç açısından (ileride Obscurus’un sihirsel gücünün daha çok bahsi geçecektir) pek de canavar statüsünde değildir– ve Fantastik Canavarlar’ın son sahnesinde Obscurus’un bir İkinci Salemci olan Credence Barebone (Ezra Miller) olduğu ortaya çıkar.

Şimdi, Obscurus’un tam olarak ne olduğu konusunda zihni hâlâ netleşmemiş olanlar için bu müstesna büyücülük dünyası yaratığını ve bu yaratığın Warner Bros’un beş filmlik Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede bulunurlar? Serisinin geleceği üzerindeki etkisini irdelemekteyiz. Buna ek olarak Obscurus ve Harry Potter dünyasındaki bir başka önemli karakterin muhtemel bağlantısını tartışacağız.

OBSCURUS HAKKINDA NELER BİLİYORUZ?

Fantastik Canavarlar’da önceleri MACUSA’nın Sihirsel Güvenlik Birimi Başkanı olan Percival Graves (Colin Farrell), No-Maj’lara ait bir binaya gerçekleştirilen saldırıyı incelemektedir ki söz konusu binanın büyük bir bölümü yıkılmış durumdadır; saldırının canı sıkkın şahidi olan No-Maj, saldırıyı gerçekleştiren yaratığı karanlık bir rüzgâr olarak tanımlamaktadır – bu tanım, somut bir yaratıktan ziyade şekilsiz bir doğal gücü ifade etmektedir. Daha sonraları ise bu “karanlık rüzgâr”ın bir Obscurus olduğunu öğreniyoruz ki kendisi söz konusu saldırıyı gerçekleştirerek Henry Shaw, Jr.’ı (Josh Cowdery) –büyük bir gazeteci olan baba Henry Shaw’ın büyük oğlu ve bir senatör–  ve onun yanı sıra da İkinci Salemciler’in liderini/Credence’ı evlatlık alan annesi Mary Lou Barebone’u (Samantha Morton) öldürmüştür.

Seyahatleri sırasında Obscurus üzerinde çalışmış olan Newt’ten öğreniyoruz ki bu yaratık, “çok genç bir cadı ya da büyücünün büyü gücü, Obscurus olarak bilinen karanlık bir güç şeklinde ortaya çıkacağı noktaya kadar baskılandığı takdirde (Esasında baskılanan, bu durumdaki cadı ya da büyücülerin gerçek kimlikleridir.) oluşmaktadır. Newt Scamander, New York’ta dehşet saçan bu yaratığın bir Obscurus olduğuna dair teorisini Başkan Picquery’ye ilettiğinde Başkan, cadılara ve büyücülere bir zamanlar olduğu gibi zulmedilmediği için bu tür yaratıkların artık var olmadıklarına dair kendi inancına dayanarak Newt’u hiddetli bir şekilde susturuyor.

Newt, Obscurus meselesini MACUSA’yla tartışırken ortaya çıktığı üzere, bir Obscurus’a bağlı olduğu bilinen yaşayan en büyük yaştaki çocuğun 10 yaşında olduğuna inanılmakta. Buna ek olarak Newt, Obscurus’u ortaya çıkmış bir çocuğu Obscurus’undan ayırmaya teşebbüsünde bulunduğunu ama Obscurus, hayatta kalmayı başarırken çocuğun hayatta kalamadığını belirtiyor. Bu Obscurus’un Newt’un bavulunun içerisinde olduğu ve yine bunun Newt, No-Maj’ı Obscurus onu ne çeşit bir transa soktuysa oradan çıkarmadan önce Jacob Kowalski’yi (Dan Fogler) etkisi altına aldığı görülüyor.

Fantastik Canavarlar’ın başından sonuna kadar Graves, -kendisinin karanlık büyücü Gellert Grindelwald (Johnny Depp) olduğu oraya çıkmıştır– Credence’la manipülasyona dayalı bir ilişki kurarak Obscurus’u ortaya çıkarak çocuğu bulmaya çabalıyor. Graves, Credence’ın bir kofti (anne ya da babası büyücü olan ama kendisi büyü gücü taşımayan kişi) olduğuna inanıyor ve Mary Lou’nun çocuklarından ve İkinci Salemciler’in büyücü karşıtı broşürler dağıtmakta kullandıkları çocuklardan biri olduğunu öğrendiği genç oğlanı Obscurus’un yerini belirlemede yardımcı olması için kullanıyor. Graves, Obscurus’un Credence’ın evlatlık kız kardeşi Modesty (Faith Wood-Blagrove) olduğuna inanıyorsa da Credence, kendisinin söz konusu yaratık olduğunu açığa çıkarıyor – ki bu da Credence’ı bilinen en ileri yaştaki Obscurus yapıyor.

Credence’ın nasıl olup da bir Obscurus’a dönüştüğü konusu irdelenecek olursa oğlanın Mary Luo’nun yanında yaşadığı hayatın onun doğuştan getirdiği büyü güçlerini bastırmasına neden olduğu oldukça açık bir şekilde görülüyor. Mary Lou’nun cadı ve büyücülere nefreti fanatiklik derecesinde; kadın, Credence’ı fiziksel olarak istismar ediyor, gençlerin sahip oldukları büyü gücünü bastırmasına neden olacak bir ortam yaratıyor. Mary Lou’nun Credence’ın büyü gücünden haberdar olup olmadığı ve kadının Credence’ı istismar edişinin arkasındaki etkenler kesin değil ama Mary Lou, Modesty’nin Credence’ın eşyaları arasında bulduğu bir asayla oynadığını keşfettikten sonra oğlanı kasıtlı olarak istismar ediyor. Ayrıca Credence’ın 10 yaşın altındaki döneminden beri Obscurus olup olmadığı, cadı ve büyücülerin gençlik çağlarında –hatta muhtemelen yetişkinlik çağlarında– da bir Obscurus meydana getirebileceklerine kanıt teşkil edip etmediği de kesin değil.

Fantastik Canavarlar’ın son sahnesinde Başkan Picquery, Newt’un ve Tina Goldstein’ın (Katherine Waterston)  genç büyücü ve yaratıkla başa çıkmanın başka bir yolunun bulunabileceğini söyleyerek itiraz etmelerine karşın MACUSA’nın Seherbazlarını Credence’ın/Obscurus’un üzerine sürüyor. MACUSA’nın kuvvetleri, görünüşe göre Obscurus’u yaratığın karanlık büyü parçalarına ayrılarak dağılmasıyla öldürüyor. Ama her nasılsa, belirli bir anda Newt, Obscurus’un özellikle bir paçasına manalı bir şekilde bakıyor; peki bu, Newt’un Credence’ın ölümünü görmediği anlamına geliyor olabilir mi?

Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar? Serisinde Obscurus’un geleceğini irdelemeden evvel Credence ve Obscurus’un Harry Potter efsanesindeki başka bir karakteri anlamaya yönelik nasıl bir ışık tuttuğunu irdeleyelim.

ARIANA DUMBLEDORE (MUHTEMELEN) BİR OBSCURUS’TU

Albus Dumbledore’un ailesinin öyküsü, temel Harry Potter kitaplarının sonuncusu olan Harry Potter ve Ölüm Yadiğârları’na dek geniş anlamda bilinmiyor ki bu son kitap, o meşhur büyücünün kendisinin merhum akıl hocasının hayatı hakkında daha fazla bilgi edindiği kitap – bu yeni bilgilere Dumbledore’un 1899 yazındaki (Fantastik Canavarlar’ın hikâyesinin başlangıcından 27 yıl öncesi) o kısa süreli arkadaşlığı da dâhil. Harry, Hermione ve Ron, son kitabın sonlarına doğru Albus’un kardeşi Aberforth’la konuştukları sırada o yazı yeni bir bakış açısından öğreniyorlar. Ne de olsa olayın dışında kalanlar, Dumbledore’ların en küçük çocuğu Ariana hakkında pek az şey bilmekteydiler.

Aberforth’un açıkladıklarına bakılırsa Dumbledore, Hogwarts’tan yeni mezun olmuştu ama Ariana’yla –Ariana, o zamanlar 14 yaşındaydı– ilgilenmek üzere Godric’s Hollow’daki evine dönmeye zorlanmıştı çünkü annesi, Dumbledore’un kız kardeşinin de dâhil olduğu bir büyü kazasında yaşamını yitirmişti (Babasıysa bir grup Muggle oğlana saldırmak suçundan hapisteydi). Dumbledore, Grindelwald’la bir dostluk kurdu ve ikili, Grindelwald’un devrimini planlamaya başladı ki bu devrim, büyücülerin Muggle’ların yüce gönüllü efendileri olmasını sağlayacaktı. Ama bu onların bu dostlukları, Aberforth’la üçlü bir düelloya tutuştuklarında son buldu ve bu hararetli düello, Ariana’nın ölümüne neden oldu.

Ama Ariana, neden bakıma ihtiyaç duyuyordu ki? Aberforth’un Harry, Hermione ve Ron’a anlattıklarına bakılırsa Ariana, altı yaşındayken bir grup Muggle oğlanın saldırısına uğramış ve bu saldırı, onun üzerinde kalıcı bir etki bırakmıştı. Hatta Aberforth, kız kardeşinden ve söz konusu saldırıdan bilhassa şöyle bahsediyor:

“Bu, onu mahvetti, ona yaptıkları: Ariana, bir daha hiç düzelmedi. Sihir kullanmıyordu ama ondan kurtulamamıştı da: sihir, içe doğru döndü ve onu çıldırttı, kontrol edemediği vakit içinden patlarcasına çıkıyor ve Ariana bazen garip ve tehlikeli bir hâle geliyordu. Ama çoğu zaman tatlı, ürkek ve zararsızdı.”

Aberforth, kendisi ve Albus’un babasının Ariana’ya saldıran çocuklardan intikam almak istediğini ve Azkaban’a gönderilmesine karşın bu intikamın arkasında yatan nedenleri Bakanlık’a hiçbir zaman söylemediğini anlatmaya devam ediyor. Aberforth, şöyle demişti:

“Eğer Bakanlık, Ariana’nın ne hâlâ geldiğini öğrense Ariana, bir daha çıkmamacasına St. Mungo’ya (Sihirsel Hastalık ve Yaralanmalar Hastanesi) kapatılırdı. Böyle dengesiz olduğu ve daha fazla tutamadığı zamanlarda sihir patlayarak dışarı çıktığı için onu Uluslararası Gizlilik Nizamnamesi için ciddi bir tehdit olarak görürlerdi.”

Aberforth’un Ariana’nın sihrini “içinden patlarcasına çıkacak” kadar bastırmış olmasından ve Ariana’nın Gizlilik Kararnamesi için bir tehdit olarak görülecek olmasından bahsederken kullandığı dile bakılırsa Dumbledore’ların en küçük çocuğu ve Credence Barebone arasında göz ardı edilemeyecek kadar çok benzerlik bulunuyor. Hem Credence hem de Ariana, küçük yaşta geçirdikleri travma sebebiyle acı çekmişler, ikisi de sihir güçlerini bastırmaya teşebbüs etmiş ve her ikisi de görünüşe göre tatlı ve nazikler ama kışkırtıldıkları takdirde tehlike arz edebilirler. Bu durumda bundan şu sonuç çıkıyor ki Ariana bir Obscurus’tu.

Dahası, Aberforth, durumu anlatışı Ariana’nın Obscurus’unun yanlışlıkla Ariana’nın annesini öldürdüğüne işaret ediyor (bu da Credence’ın yanlışlıkla Mary Lou’yu öldürmesiyle benzerlik taşıyor) ve Ariana’nın Obscurus’u kızın ağabeyleri ve Grindelwald arasındaki düello sırasında ortaya çıkmış. MACUSA’nın Credence’ın Obscurus’una yönelik dehşet verici yaklaşımının Credence’ı öldürmelerine neden olduğu hesaba katılırsa kuvvetle muhtemel ki benzer bir durum, bu üçlü düello sırasında da ortaya çıkmış ve Ariana’nın ölümüyle sonuçlanmış. Dumbledore, daima kendisinin Ariana’yı kazayla öldürdüğünden endişe etmekteydi ve kız kardeşi de düello sırasında Obscurus’unu ortaya çıkardıysa Ariana, araya girmiş ya da diğer üçünün (ya da üçünden herhangi birinin) asasını ona doğru çevirmesine neden olacak kadar bir korku uyandırmış olabilir.

Ayrıca Grindelwald’un Ariana sayesinde bir Obscurus’un varlığına doğrudan şahit olması kendisinin Fantastik Canavarlar’da Graves’in yerine geçmişken New York’ta dehşet saçan yaratığın izini sürmek için söz konusu yaratık hakkında yeterli bilgiye nereden sahip olduğunu açıklar – yani Grindelwald, Ariana’nın Obscurus’unun ortaya çıkışına tanıklık ettiyse ve şehirdeki yaratığın bir Obscurus olduğunu biliyorsa eğer, durum budur.  Dahası, Ariana’nın bir Obscurus olması, Newt’un Obscurus’ları nereden bildiğini açıklıyor olabilir; Obscurus’lar hakkında bilgiyi Dumbledore’dan almış olabilir. Newt, Hogwarts’ta öğrenciyken öğretmeni olarak Dumbledore’la yakın bir ilişkisi vardı. Dumbledore, Newt’a Obscurus’u öğrettiyse bile Harry Potter Serisi sırasında Dumbledore’un kendi aile yaşantısını bir sır olarak saklamış olması hesaba katılırsa Profesör’ün kendisinin bu yaratıklar hakkında bilgiyi nereden edindiğinden hiç bahsetmemiş olması muhtemeldir.

Elbette ki Ariana Dumbledore’un bir Obscurus olmasının Credence’ın hâlâ hayatta olup olamayacağına dair bir bilgi veriyor olması şart değil. Ama Ariana’nın bir Obscurus olduğuna dair bu bilgi ve Credence’ın ya da onun Obscurus’unun hâlâ hayatta olabileceğinin bilgisi, Fantastik Canavarlar Serisinin devamında nasıl ilerleyeceğini bir şekilde anlamaya yardımcı olabilir.

OBSCURUS, FANTASTİK CANAVARLAR SERİSİNDE NASIL BİR YER EDİNMİŞ OLABİLİR?

Credence ve Obscurus’un kaderi, Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar?’daki son çarpışmada gayet temiz bir şekilde sonuçlanmış gibi gözüküyor ama bazı dikkatli hayranlar, Newt’un Obscurus’tan geriye kalan son parçaya bakışının, serinin devamı olan Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar? 2’ye dair bazı içerikler barındırdığına inanıyor olabilirler. Bu hayranlar, Credence’ın Fantastik Canavarlar’ın devamı açısından “hayati” önem taşıdığı düşüncesine de uzak değildirler. Fantastik Canavarlar’a dair Screen Rant tarafından gerçekleştirilen bir yuvarlak masa röportajı sırasında yönetmen David Yates, Credence’ın serideki rolünün öyle tam olarak bitmemiş olduğunu söylemişti:

Sonraki hikâyeye, sonraki senaryoya doğru ilerliyor –Modesty, sonraki hikâyede yer almıyor– Credence’ı daha da ilerilere doğru takip ediyoruz, çocuk çok önemli bir rol üstleniyor aslında. Credence, oldukça hayati bir karakter.

Credence’a beyaz perdede hayat veren Ezra Miller’a karakterin Fantastik Canavarlar’ın devamında yer alıp almayacağı sorulduğunda aktör, bilmezden gelerek Credence’ın serinin devamında yer alıp alamayacağını ne onaylamış ne de reddetmişti. Bununla birlikte Fantastik Canavarlar’ın yapımcısı David Heyman, filmin silinmiş bir sahnesi olduğunu belirttiğinde hayranlara tam olarak ne bekleyecekleri konusunda bilgi vermiş de olabilir. Heyman’ın açıkladığı sahnede izleyiciler, Credence’ın bir gemiye bindiğini göreceklerdi – ama Credence’ın nereye gitmekte olduğu belirsizdi ( ve bu geminin Newt’un Fantastik Canavarlar’ın sonunda bindiği tekneyle anı olup olmadığı da belirsiz). Bu durumda öyle gözüküyor ki Credence ve onun Obscurus’unun ikinci filmin hikâyesinin ilerleyişinde etkili olacağı onaylanmış oldu.

Mesela tüm göstergeler, Fantastik Canavarlar Serisinin Grindelwald’un yükselip güç kazanması ve Dumbledore’a karşı vereceği nihayetinde gerçekleşecek olan son mücadelesini anlatıyor olduğunun gerçekliğinin ortaya çıktığını işaret ediyorsa eğer, Newt, Grindelwald ve Dumbledore’un hikâyelerini birbirine bağlayan şey Obscurus olabilir. Fantastik Canavarlar’ın ana çizgisinin –Newt’un New York’ta kendi gözetimindeki fantastik canavarları arayışının– Dumbledore ve Grindelwald’la bir ilgisi var gibi gözüküyor. Yani Graves’in maskesi düşüp de onun Grindelwald olduğu ortaya çıkana ve Newt, kendisinin Obscurus hakkında bilgi sahibi olduğunu açığa vurana kadar bu böyleydi.

Eğer Dumbledore’un kız kardeşi gerçekten de bir Obscurus’sa Fantastik Canavarlar’ın devamında Newt’un eski profesörünün hayatını irdelediğini görebilirdik, bunu ya araştırma yoluyla ya da Dumbledore’u bizzat ziyaret ederek yapabilirdik – hem Yates, Dumbledore’la Newt’un birlikte birkaç güzel sahnesi olacağını da belirtmişti. Harry Potter hayranları, o yaz gerçekleşen olayların kendilerine Dumbledore’un bakış açısından ilk kez yeterli bir şekilde anlatıldığını görecekler belki de. Obscurus, belki Grindelwald’un yaratığı tam olarak nasıl kullanmayı planladığı da dâhil olmak üzere, Fantastik Canavarlar’la Dumbledore ve eski arkadaşının geniş hikâyesi arasında olduğu kadar Fantastik Canavarlar ve onun devamı arasında da temel bir bağlantı parçası olabilir. Sonuçta Ariana’nın ölümü, Grindelwald’un ayrılmasının ve Dumbledore’un Grindelwald’la olan arkadaşlığını devam ettirmeyi reddetmesinin sebebi durumunda.

Bunların ışığında ilk Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar? filmini kuşatan gizliliğin miktarı göz önünde bulundurulduğunda Ariana Dumbledore’un bir Obscurus olabileceğinin yanı sıra Credence’ın ve onun Obscurus’unun başına gelecekleri görmemizden önce muhtemelen biraz zaman geçeceği doğrulanmış oluyor. Ayrıca serinin devamı ve bir bütün olarak tüm seri hakkında henüz ne kadar az şey bildiğimiz düşünülürse Obscurus’un bu hikâyede tam olarak nasıl bir görev üsteleneceğini söylemek zor. Ama Dumbledore bir Obscurus’la akraba olması ihtimal dâhilindeyken ve Yates de Credence’ın “hayati” önem taşıyan bir karakter olacağını onaylamışken en azından serinin bu müstesna fantastik canavarın serinin devamında önemli bir yerinin olacağını biliyoruz.

ÇEVİREN: BELMA DEMİR

KAYNAK